yazılarım - adadenizi - Blogcu



11/3/2009 · Kategori: yazilarim

Bu haberi internethaber sitesinde okudum. Gerçekten ne zor bir seçim. Anneyiz hepimiz napardık böyle birşey olsa.
.........................................................................................................



Asiye annenin 3 kızı böbrek hastası. Çocuklarından birine böbreğini vermek istiyor ama çaresiz "Hepsi benim canım, nasıl seçeyim" diyor..


Antalya'nın Alanya ilçesine yaşayan Asiye Gürkan'ın yaşadıkları, "Sofi'nin Seçimi" adlı filmi aratmıyor. Alman subayının Yahudi anneye "Bir çocuğunu seç" demesi ve diğer çocuğun öldürülmeye götürülmesi anlatılıyor filmde... Antalyalı anne Asiye'nin ise 3 kızı var ve üçü de böbrek hastası.

Asiye Gürkan'ın yaşadıkları belgesel haline getirildi ve Dünya Böbrek Günü etkinlikleri kapsamında önceki gün Akdeniz Üniversitesi'nde yayınlandı. Kendi dramını izleyen ve çok duygulanan anne, böbreğini kızlarından birine vermek istiyor. Ancak onu çok zor bir tercih bekliyor.. Anne, "Hangi kızımı seçeyim" diyor.İSİMLERİ NAKİL LİSTESİNDE
Alanya'nın Kargıcak beldesinde yaşayan 3'ü kız 5 çocuk annesi ev hanımı Asiye Gürkan (39), 2002 yılında, şu anda 18 yaşında olan kızı Rahime'nin böbrek hastası olduğunu öğrendi. Ondan üç ay sonra ise Sevda'nın (16) böbrek hastası olduğu ortaya çıktı. Aile kızlarının tedavileriyle uğraşırken 2005 yılında da diğer kızları Semra (11) böbrek hastalığına yakalandı. Asiye Gürkan, kızlarını tedavi ettirebilmek için saçını süpürge etti. Kızlardan Rahime, hastalık nedeniyle 8'inci sınıftayken okulu bırakmak zorunda kaldı. Diyalize giren Semra ise Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde oluşturulan özel sınıflarda eğitimini sürdürüyor. Sevda ise lise ikinci sınıfta okuyor. Rahime ve Sevda haftada 3 gün diyalize girmek için Alanya'dan Antalya'ya tedavi için gidiyor. Anne Asiye Gürkan, çocuklarının yaşadığı bu sıkıntı karşısında hem kendisinin hem de eşi Durali Gürkan'ın (53) büyük zorluklar yaşadığını söyledi.

'SORUMLULUK ANNEDEN ALINSIN'
Bir kooperatifte çalışan baba Durali Gürkan 1.5 ay öncesine kadar yeşil kartlı, ancak artık Bağ-Kur'lu olduğunu söyledi. Rahime'nin 2008 nisan ayında böbrek listesine eklendiği, Sevda'nın haziran 2007, Semra'nın ise Ağustos 2005'ten beri böbrek beklediği öğrenildi. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sunar Birsöz annenin seçimiyle ilgili şunları söyledi:

"Bu anne böyle bir kararı gerçekten çok zor verebilir. Çünkü verebileceği bir böbreği var. 5 parmağın beşi de bir. Hangi parmağını kesseniz acımaz ki? Bu hayati bir karar, çok zor bir karar. Bu konuda benim bir fikrim yok. Böbreğin kime nakledileceğinin faydalılık açısından düşünülürse bunun birtakım kriterleri konulabilir. Yaşama yararlılık açısından bir takım kriterler konulabilir. Ancak bunu anne koyamaz, bunu olsa olsa hekimler yapabilir. Bu sorumluluğun da anneden alınması gerekir."

DOKUSU EN ÇOK UYAN VE EN GENCİNE VERİLSİN
Doç. Dr. Alihan Gürkan (Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Cerrahi Sorumlusu):
Çocuklarından hangisine vermesi konusunda bir ayrım yok. Doku ve kan uyumsuz böbrek nakli yapılabiliyor. Ancak ben bir hekim olarak yol göstermek istersem doku grubu hangisi en çok uyan ve genç olan çocuğuna böbreğini versin. En doğru tercih bu olur. En azından bir kişi diyalizden kurtulacak"

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

5/3/2009 · Kategori: yazilarim

HAYATINIZ SEÇTİĞİNİZ KADINDIR

Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :

-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der.

Günlerce gecelerce at koşturur, cadıyı bulur ve sorar:

-Kadınlar hayatta en çok ne ister?

Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki

yenilir yutulur cinsten değil.....

-Evlen benimle!!!!.....
O zaman öğrenirsin ancak i
stediğini...


Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz

koşar Harun Reşit'e ve :

-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.

Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar

ancak cadıya da evlenmek için söz vermiştir.
Neyse evlenirler. İlk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı
dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada.....

Konuşur cadı :

- Benim kaderim böyle....

Günün sadece yarısı güzel olabilirim ,

diğer yarısı çirkinim der.

Ne dersin? Geceleri seninleyken mi güzel olayım ,
yoksa gündüzleri dışardayken mi?.....

General düşünür ve :
sen bilirsin kararı kendin ver der.

İşte o an korkunç cadı sonsuzadek güzel bir kadın olarak kalır....

Peki bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir???

1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır. :)

Hayatınız seçtiğiniz kadındır.......

Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz,

bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz ,

zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.

Hayat kat kattır.

Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir

ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.

Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara ,

gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası ,

manzarası ve hayatıdır.....

Hayatınız seçtiğiniz kadındır...... 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27/2/2009 · Kategori: yazilarim

Farkında Olmalı İnsan...
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen...
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını
Fark Etmeli.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
Fark Etmeli.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Fark Etmeli.
Henüz Bebekken 'Dünya Benim!' Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum
İşte!' Dercesine Apaçık Kaldığını
Fark Etmeli.
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.
Baskın Yeteneğini
Fark Etmeli Sonra.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
Fark Etmeli İnsan
Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli.
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
Fark Etmeli.
Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Fark Etmeli.
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
Fark Etmeli.
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını
Fark Etmeli.
Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
Fark Etmeli.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini Ama Arka
Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
Fark Etmeli.
Zenginliğin Ve Bereketin Sofradayken Önünde Biriken Ekmek
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
Fark Etmeli.
FARK ETMELİ.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

24/2/2009 · Kategori: yazilarim

krizantemler beni ödüle layık görmüş. Kendisine çok teşekkür ederim.kiri

1-
 ödülü verenin linkini yayınlamak

2. bu ödülü 7 blog sahibi arkadaşıma vermek ve linklerini sayfama eklemek

3. ödülü verdiğim arkadaşımı haberdar etmek 

Bunlar ödülün şartları. Ben de bu ödülü beni ziyaret eden ya da bloglarını zevkle izlediğim pek çok arkadaşıma gönderiyorum.  

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

22/2/2009 · Kategori: yazilarim


Bu hanımın adı Tekir Su. Halalarımızın kedisi. Hafta sonu Urla'daydık.  Küçük hanım orada yaşıyorlar. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

« Önceki ::